2405Thu2018

Son Guncelleme11:35:25

Çarşamba, 20 Nisan 2011 19:18

O BENİM KÖYLÜM

Yazan  Mustafa ÜÇÜNCÜ

Değerli Akçaköylüler!

            Yaşadığım birkaç olaydan söz ederek bir sonuca varmak istiyorum. İnşallah birilerine (!) birşeyler anlatabilirim.

            Tarih Temmuz'97. Akçaköy Merkez İlkokulunda görevli 5 öğretmeniz. 4 öğretmenin tayini çıkıyor ve bir ben kalıyorum. Yönetici filan değilim. Artvin Öğretmen Okulundan öğretmenim olan o zamanki atamalardan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür yardımcısına gidiyorum. Okulumuzda 65 öğrencinin olduğunu, norma kadro hakkımızın 3 olduğunu ancak; Merkez İlkokulu olması nedeniyle birleştirilmiş sınıf uygulamasının hoş olmayacağını söyleyerek 4 öğretmen vermesini rica ediyorum.. Müdür yardımcısı bana diyor ki; filanca yönetici bu işe karşı,ben öğretmen versem bile o geçici görevle alır, sen siyasi yoldan O'na; verilen öğretmenlere dokunmamasını söylet. Hükümet Ecevit hükümeti, Milli Eğitim Bakanı Hikmet ULUBAY. Hemen Necmi YAZI'nın yanına gidip durumu anlatıyorum. O da hemen telefonla birilerini arıyor ve gerekeni yapıyor. Okulumuza 4 öğretmen veriliyor ve kimse dokunmuyor. Çünkü; O BENİM KÖYLÜM.

          Aradan birkaç yıl geçiyor. Eşi Derecik İlköğretimde görevli Türkçe öğretmenimiz eşi ile birlikte Akçaabat'a tayin istiyor. Kendi tayini çıkıyor, eşinin çıkmıyor. Bunun üzerine tayinini durdurmak istiyor. O tarihte atamalardan sorumlu müdür yardımcısı Adnan YAZICI. Kendisini arıyorum ve bu öğretmene ihtiyacımız olduğunu, tayinini durdurması için yardımcı olmasını talep ediyorum. Öğretmeni ile çağırıyor. Öğretmen sabahleyin okula memnun bir vaziyette gelerek: " Çok iyi bir insan, sadece bir imza attım ve çayımı içtim, gerisini O halletti" diyor. Çünkü; O BENİM KÖYLÜM:

         Yine aradan birkaç yıl geçiyor. Norm kadro fazlası bir bayan öğretmenimiz tayin istiyor. Normal tayin döneminde O'nun değil puanı daha yüksek olan başka bir öğretmenin tayini çıkıyor. Dilekçelerin süresi yılbaşına kadar olduğu için ara tayinlerde bu öğretmenin de tayini çıkıyor. O da tayinini durdurmak istiyor.  Artık norm kadro fazlası değil ve okulumuzdan memnun. Atamalardan sorumlu şube müdürünü arıyorum,durumu anlatıp yüz yüze görüşmek istediğimi söylüyorum. Tayin durdurmanın mümkün olmadığını, bu nedenle yüz yüze görüşmemizin gerekmediğini söylüyor. Biz yinede bir ümitle bayan arkadaşla görüşmeye gidiyoruz. 3-5 dakka başkaları ile görüşüp, öte-beri ile uğraştıktan sonra; tayini durduramayacağını söylüyor ve bize çay ikram etmek istiyor. Bayan arkadaş çay içmeyeceğimizi söylüyorn ve odadan çıkıyoruz. Çünkü; O BENİM KÖYLÜM DEĞİL.

        Bir-iki ay öncesi. Köseoğulların yol ayrımında belediye tarafından kato ile yol düzenleme çalışmaları yapılıyor. Zeminin biraz daha düzeltilmesi gerekiyor. Esentepe (Kaban) Köyüne İl Özel İdaresinden ekip gelerek yol serme çalışmaları yapıyor. Son seferini atan Turgut ÖZMEN (Falan) önden gelerek arabayı Köseoğuların oraya çekip greyderi bekliyor ve yolu güzelce taratıyor. Başka köyden 100 tane Turgut olsa orda bekler ve yolu yaptırır mıydı? Çünkü; O BENİM KÖYLÜM.

        Bilmem anladınız mı? "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az." Köyümüzden bir milletvekili adayı var. Bu seçimde; O BENİM KÖYLÜM diyerek destek olalım. Olalım ki; hem Yüce Yaradının "Yakın komşuya, uzak komşuya ihsande bulunun" emrini hem de Peygamber Efendimizin "Kapısı size yakın olan komşuya ihsanda bulunun" hadisinin gereğini yerine getirelim. Destekleyelim ki yarın birbiri yüzüne bakacak yüzümüz olsun. Selam ve saygılarımla...


Mustafa ÜÇÜNCÜ

Mustafa ÜÇÜNCÜ

E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

1 Yorum

  • Yorum Bağlantısı Kemal ÜÇÜNCÜ Cuma, 22 Nisan 2011 21:37 yazan Kemal ÜÇÜNCÜ

    Sevgili Hocam, dileklerini açık biçimde ifade ediyor, tecrübelerinle de destekliyorsun. Umarım, bütün yüzlerin dileğine dönüşür dileklerin. Olmasa da yine yaz; hiç değilse tarih olur; şimdi olmasa da gelecek kuşakların yüzlerini şekillendirir. Sağlıklar dilerim.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız