2010Fri2017

Son Guncelleme08:54:16

Çarşamba, 04 Haziran 2014 20:34

SALASINI BEKLEYEN KÖY

Yazan  Mustafa ÜÇÜNCÜ

KUŞU KARAHACİP BİR DE AKÇAKÖY Son zamanlarda ülkemizde, aklın almadığı, mantığa uymayan, insanı hayrete ve endişeye düşüren olaylar oluyor. Özellikle son seçimlerden sonra bu olaylar daha da çoğalır oldu. Bazı konularda ortak tepkiler vermemiz gerekirken, tamamen siyasi mülahazalarla değişik tepkiler verebiliyoruz. Örneğin Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Kuşu Beldesi sakinleri 30 Mart ve 1 Haziran seçimlerinde hiç oy kullanmadılar. Gerekçeleri; beldelerinin köy statüsüne dönüştürülmesi. Bu karara toplu bir tepki gösteren Kuşu Beldesi sakinlerini kutlamak gerekir. Bir başka örnek Çorum’un Ortaköy ilçesine bağlı Karahacip Beldesinde yaşandı. Belde büyükşehire bağlanınca, belediyeye ait araçları almaya gelen yetkililere, beldenin kadınları sopalarla karşı koyarak araçlarını vermediler. Helal olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Gelelim sekenesi olmakla övündüğümüz Akçaköy’e. 1959 yılında köy statüsünden belediye statüsünü geçtik. Belediye sayesinde, birçok hizmete, çevremizdeki köylerden daha önce kavuştuk. İçme suyunun evlere bağlanması, mahallelerin yollara kavuşturulması, Sağlık Ocağı, Orta Okul, Elektrik, Lise, Telefon, PTT Şubesi, yolumuzun karayolları ağına alınması ve yapılması hep belediye sayesinde oldu. Zaten belediyenin kuruluş amacı da; hizmeti vatandaşın ayağına getirmekti. Ne zaman ki; bırakıldıkları yerde otlayanlar, bidon kafalılar, bidon kafasında turp kadar beyni olanlar, göbeğini kaşıyanlar, partisinin menfaatini beldesinin menfaatlerinin önüne koyanlar söz sahibi oldular, belediye sayesinde kazandıklarımızı bir bir kaybetmeye başladık. Artık vatandaş hizmetin ayağına çağrılır oldu. Önce TEDAŞ, ardından Sağlık Ocağı, daha sonra Lise, PTT şubesi ve son olarak da belediye kapatıldı. Ne yazık ki; bu kapatmalara bırakın tepki göstermeyi, yukarıda özelliklerini saydığım insanlar göbek atarak sevindiler. Neymiş efendim; “Bu kurumlarda çalışanlar, yatarak maaş alıyorlarmış, bütçe onun için açık veriyormuş, kapatılmaları çok güzel olmuş vs vs..” Bu zihniyette olanlara, yukarıdaki yakıştırmaları yapmak az bile… Sanki bu çalışanlar gittikleri yerlerde maaş almıyorlar. Akçaköy Beldesini Küheylandan indirip Boz Eşeğe bindirenler, fırsat buldukları her ortamda; “Beldeye çok güzel hizmetlerde bulunduklarını, beldedeki 3-5 fesat olmasa daha çok hizmette bulunabileceklerini” söylüyorlar. Akçaköy’ün eski şaşaalı günlerine dönmesini istemek fesatlıksa; o fesatlardan biri benim. Son söz; Kurumlarımızdan kala kala bir okulumuz kaldı. Bu zihniyet devam ederse bu okulunda elimizden gitmesi muhtemeldir. Akçaköy öldü, salasını bekliyor. Okul da kapatılırsa sala okundu demektir.

Son değişiklik Çarşamba, 04 Haziran 2014 20:40

Mustafa ÜÇÜNCÜ

Mustafa ÜÇÜNCÜ

E-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Bu kategorideki diğerleri: « AŞK SOKAKLARI ANLAMAK »
Yorum yazmak için üye girişi yapınız