1412Thu2017

Son Guncelleme03:17:48

Beldemizin Tarihçesi

 
   İle İsmi:

  Akçaköy'ün eski adı olan “İle” kelimesini incelediğimizde ve bu konuda araştırma yapan uzmanları okuduğumuzda “İle” nin Öz Türkçe bir kelime olduðunu görürüz. “İle” telaffuzu Kaşgarlı Mahmut'un “Divan-ı Lügat_i Türk” ve Şemseddin Sami'nin “Kamus-i Türk” adlı eserlerinde Türkçe bir kelime olarak geçmektedir. “İle” kelimesi geçen zamanda; çeviklik, ustalik, yar, dost, vatan gibi anlamlar yüklenmiştir.Burada önemli olan “İle” nin bir Türkmen diyarı,öz be öz Türk yurdu olduğu gerçeğidir.
 
  Araştırmacı yazar Mustafa YAZICI' nın “Kadirga' dan Kadirgan' a Selam” isimli eserinde “İLE” hakkında yazdıkları şöyledir.”Bütün dünya kültür, turizm, ve folklor araştırmacılar Türklerin anayurdunun Orta Asya Altay bölgesi olarak göstermiþtir. İstisna olarak Mançuya, Kaşgar, Tiyanşan, Isık-Göl ve Çu Bölgesinin gösterenler de vardır. Trabzon açısından ise; Bugün Sera Gölü'nün üstündeki Akçaköy'de Orta Asya Türklerinin izlerini taşımaktadır.Çünkü; bu köyün eski adı “İLE” dir. “İLE” adı ise tesadüfi değil, kültürel, folklorik ve de turizm değeri taşıyan bir gerçektir. Çünkü; Ergenekon Destanındaki Demir Kapı Orta Asyadaki “İLE HAVZASI” nın güneyindedir. Yani İLE” bir Türk bölgesidir ve Orta Asya'daki Türk Kültürünün Trabzon'daki izi ve uzantısıdır.”
 
 
  Yerleşim ve sosyal hayat olarak bakıldığında, Trabzon'un 1461'de Fatih Sultan Mehmet Han tarafınadan fethiyle beraber “İle” yayla gibi değerlendirilerek Trabzon'un sahil kesiminde oturan nüfusun yaz dönemlerinde “İle” de kaldığı, daha sonraki dönemlerde de yerleşik hayat düzenine geçildiği görülmektedir. Tarım ve hayvancılığa elverişli olan “İle” yayla döneminde gelen insanlara daha sonra yerleşim yeri olmuştur. Yerleşen nüfusun geldiği yerleri incelediğimizde Trabzon'un merkezi ve çeşitli ilçeleri ile Anadolu'nun çeşitli diyarlarını sayabileceğimiz gibi, Kafkasya'yı, Türk milletinin ata yurtlarından olan Kazakistan'ı ve de Milli mücadele önderimiz, Mustafa Kemal ATATÜRKÜN doğduğu yer Selanik'i görebiliriz.
 
 
   Birinci Cihan Harbi'nde Rus istilasına uğra­yan "İle"de Rumlar ve Ermeniler halka acıma­sızca işkencelerde bulunmuştur. Özellikle Rusya'daki  1917 Bolşevik İhtilali ile Rus Ordusu işgal ettiği tüm topraklarımızdan olduğu gibi "İle" topraklarından da çekilince Rum ve Er­meniler zulümlerini arttırmışlardır. Kuvay-ı Mil­liye örgütlenmelerinden biri de bu işgale ve zu-lüme karşı köyün ileri gelenleri tarafından "İle"liler ve civar köytenn eli silah tutan yiğit insanları bir araya getirilerek yapılmıştır. Rum ve Ermenilere karşı kösün çeşitli yerlerinde ya­pılan silahlı mücadele sonucu topraklar işgalden kurtarılmış, alana yerler devlet tarafından tek­rar halka dafmhnıştır. İşgal sırasında muhacir olan, başka ılkre göç eden "İlerilerin bir kıs­mı kurtuluşun sonra tekrar topraklarına geri dönmüştür.
 
Kurtuluş Savaşından Mustafa Kemal Paşa önderliğinde zaferle çıkan Türk milleti yeniden kendi topraklarında egemen ve hür yaşama hakkına kavuşmuştur. "İle" köyü de yerleşik nüfu­suyla genç Türkiye Cumhuriyeti'nin mülki ida­re yapısında yıllar ilerledikçe güç ve önem ka­zanacak yeri alıyordu. Bu beldeyi bizlere yurt yapan, bugün adlarını çoğumuzun bilmediği ama ileride belki de ayrı bir çalışmayla tüm AkçaköyTülenn öğreneceği aziz büyüklerimizi. şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükran­la anıyoruz.
 
Kaynak: Akçaköy Tarihi , Necat Uzun