1412Thu2017

Son Guncelleme03:17:22

Akçaköy'de Kültürel Yaşam

 
AKÇAKÖYDE DÜGÜNLER
 
Türk aile gelenek ve göreneklerinde, çocukların evliliği ve mutluluğu çok önemlidir. Bu nedenle "Demir tavında dövülür", "Ağaç yaş iken eğilir", denilerek evlenmenin çağında gerçekleş­tirilmesine büyük önem verilir. Erkek ya da kız olsun hiç kim­se evladının evlilik yaşının geçmesini istemez. Evlenme çağı geçmiş olanlar için hoş olmayan "Kalık", "Evde kalmış" gibi ifadeler kullanılır. Evlenme için belirli şartların da oluşturulması gerekir. Erkeklerin içki ve kumara düşkün olmaması, askerliğini yapmış ol­ması asıl unsur olarak görülürken; kız ya da erkek olsun aile kurmaya uygun adayların iyi bir aileye mensup olması, daha ön­ceden nişanın bozulmuş olmaması en çok dikkat edilen hususlardır.

Söz kesme, nişan, nikah ve düğün birbirini takip eder. Ev­lenme devreleri arasındaki bayramlarda bayramlık, iftarlık namı altında hediyeler götürmek erkek evine düşen görevlerdir. Nikah düğünden evvel yapılır (kıyılır). Düğün sonrasına nika- hın bırakılması hoş görülen bir şey değildir. Resmi nikahın ya­nı sıra dini nikah da ihmal edilmez. Aileler kendi imkanları doğrultusunda evlenen çocuklarının ra­hat etmesini sağlamak için büyük fedakarlıklarda bulunurlar. Çe­yiz yıkama, kına yakma, gelin götürme, gerdeğe girme, el öp­me (Yedi), evlenmenin düğün merasimi düğünlerde takip edilen geleneksel alışkanlıklardır. Nikah kıyılırken ve gerdeğe girerken evde sözün geçmesi ina-nışıyla erkek ya da kadın birbirlerinin ayağına basarlar.

EVLENME

Akçaköy'de evlenme altı safhada gerçekleşir: Kız isteme, ni­şan, nikah, kına gecesi, gelin alma. cumalık ve yedi. Çarşı pa­zarda kırda ve yaylada okulda birbirini görüp beğenen ve anla­şan iki gençten erkek, kız evine isteyici olarak yakınlarını gön­derir. Bu görüşme kısa süren bir düşünelim süresinden sonra karar verilerek daha sonraki görüşmelerde nişan ve düğünün ta­rihleri belirlenir. Kıza yapılacak eşyalar kararlaştırılır. Belirlenen günde nişan yapılır, bu nişanhk. dönemi genellikle kısa sürer. Nişan takmaya damat adayının aile tarafından büyükler katılır. Nişan ta­kıldıktan sonra horon edi­lir, türküler söylenir. Eğ­lence içerisine kıza hedi­yeler verilir. Buna karşı­lık kız da oğlan tarafına hediyeler gönderir.

DERNEKLER

Harmancık Şenlikleri Akçaköy'de eskiden dernek olarak köyün yükseğinde Karaptal, Büyükdüz, Hıdrellez demekleri düzenlenirdi. Derneklere kemence, davul, zurna ve kaval çalgıları getirilir. Kadınlı, erkek­li düz yerlerde horon edilirdi. Atma türküler söylenir, yemekler yenir, içilir, alış veriş yapılır, havaya silah atılır. Bazen dernek­lerde kız kaçırma olayı da olur. Derneklerde oluşan samimi ortam bazı gençlerin birbirini yakından tanımasına ve beğenmesine neden olur. Demekler her yılın Temmuz ve Ağustos aylarında yapılır.
 
 
 
 
ASKER UĞURLAMA

Asker Uğurlayan Gençler Köyden askere gidecek gençler arkadaşları ile bir gün önceden vedalaşır, büyüklerinin ellerini öperler. Ceplerine harçlık denilen paralar konulur. Gençler akşama kadar dolaşırlar. Bu arada nişanlılar, sevdalılar sevdikleri ile görüşür, söz alıp verirler, kız asker olacak nişanlısına küçük ev havlusu verir. Yolculuk akşamı asker için bir gece düzenlenir. Burada horonlar oynanır yiecekler dağıtılır böylece askere moral verilir. Yolculuk günü yine kemence eşliğinde asker adayları uğurlanır. Anne ve babalar oğullarını büyütüp asker etmenin mutluluğu içinde evlerine dönerler.
 

 

 

 

ÇALGILAR

Köyde düğün, dernek ve değişik eğlencelerde müzik aletleri olarak kemence, davul, zurna ve kaval kullanılır.

Kemence:
Köyün ve bölgenin en yaygın çalgı aletidir. Aletin içi oyul­muş üzeri ince bir tahta ile kaplanmıştır. 40 - 50 cm. uzunlu­ğunda 10 cm. genişliğinde 6 cm. kalınlığında üç telli bir mü­zik aletidir. Notasız çalınır. Çıkardığı sesler kıvraktır. At kuy­ruğundaki kıllardan yapılmış bir yayla çalınır.

Davul ve Zurna:
Anadolu'nun her yerinde kullanılan davul ve zurna köyümüz­de de eskiden beri kullanılmaktadır. Davulların sesleri aynı gür­lükte çıkmaz. Bu davulların farklı yapıda oluşuyla ilgilidir. Bu iki enstrümantal çalgı ayrı iki kişi tarafından çalınmaktadır.

Kaval:
Daha çok çobanlar tarafından çalınır. Dilli ve dilsiz kavallar vardır. Boylan 30 - 35 cm. olup, genelde şimşir ağacından ya­pılır. Köyümüzde en iyi kaval çalan, öğretmen İsmail Üçüncü’dür (Arap İsmail).

Horon:
Yörede geleneksel oyun horondur. Horon genel olarak davul - zurna ve kemence eşliğinde oynanır. Kadın erkek, ayrı, ayrı oynadığı gibi, birlikte de oynamaktadır. Köyümüzde en çok oy­nanan horon türü "Horonun başlaması", "Sıksara", "Bıçak oyunu"dur.

AKÇAKOY'DE OYNANAN OYUNLAR

Eskiden gençler kendi arasında eğlenmek ve zaman geçirmek için oyunlar oynardılar. Bu oyunları seyredenler de oynayanlar kadar zevk alırlardı. Örneğin: Mısır soymak için iğrat adı ve­rilen bir tür imece yapılırdı. Mısırlar soyulduktan sonra puşaların(Mısırın dışına kaplayan yapraklar) içinde mısır soyan kişiler tarafından sivi denen oyun oy­nanırdı. Diğer oynanan oyunlar olarak:Yesir,Bokuç taş,Çelik, Dokuz Taş,Çizik taşı,Cam çul Mile,Gizlenbeci,Körebe,Bayrak alma,Birdirbir, v.s gibi oyunlar oynanırdı .Bu oyunlar yetişmiş insanlar tarafından da hiç çekinmeden oynanırdı.

AKÇAKÖYDE MUTFAK KÜLTÜRÜ

Günümüz yemekleri dışında bölgesel ya da yöresel özellik gösteren yemekler yapılmaktadır. Söz konusu yemeklerden bazı­larının hazırlanışı şöyledir:

Hoşmeli:
Malzemesi: Kaymak, mısır unu, tuz, su
Yapılışı: Tencereye bol miktarda kaymak konur. Biraz eridik­ten sonra bir miktar su ilave edilir. Kaynarken yavaş, yavaş unu karıştırılır. Normal şekilde katılaşınca ağzı kapatılır. Kısık ateş­te iyice pişirilir. Kaymağın yağı yemeğin üstüne çıkınca yemek hazır duruma gelmiş olur.

Lahana çorbası:
Malzemesi: Fasulye, kara lahana, mısır yarması, soğan, tuz ve biber.
Yapılışı: Lahanalar ince ince doğranır, yıkanır ve haşlanır, ku­ru fasulye ayrı yerde haşlanır ve süzülür. Tencerenin dibine bol soğan doğranır. Tereyağı ve salça eklenir. İyice kavrulduktan sonra fasulye, lahana üzerine dökülür. Daha sonra fırınlanmış mı­sır yarması eklenilir. Suyu, tuzu, biberi eklenip iyice pişirilir ve sıcak servis yapıhr.( yağ yerine çoğunlukla içyağı kullanılır.)

Kara lahana dolması:
Malzemesi: Kara lahana, pirinç, kıyma, maydanoz, soğan, bi­ber, tuz , tereyağı
Yapılışı: İç hazırlığı pirinç ayıklanır, yıkanır, tavada ince doğ­ranmış soğanlar ve kıyma kavrulur. Maydanoz, tuz, biber ilave edilir ve pirinçle birlikte suyu konur. Malzeme biraz pişirilir. Salça katılarak soğumaya bırakılır. Bir başka tencerede temiz­lenmiş yıkanmış lahana yapraklan haşlanır. Hazırlanan iç bu yapraklarla uzun ya da bohça biçiminde sanlarak tencereye yer­leştirilir. Biraz su eklenir, 15-20 dakika normal ateşte tutulur ve sonra sıcak ya da soğuk servis yapılır.

Lamesli pide:
Malzemesi: Pazı, pırasa, kuru fasulye, lahana, soğan, yağ, un, tuz, su Yapılışı: lahana , pırasa, kuru fasulye, ayrı ayn haşlanır. Ten­cereye soğan doğranır, yağ ile kavrulur. Haşlanmış olan malze­me üzerine dökülür. İyice kavrulur, tuzu biberi sanmsak ekle­nir, bu iç malzemeye "lames" denir. Yoğrulan un mayalanır, hamur biraz ekşir ve kabanr. Hamur kabardığında bir tepsi yağ­lanır ve hamurun bir kısmı tavaya konur. Üzerine lames se­rilir. Bu lames katının üzerine bir kat daha hamur serilerek ateş­te pişirilir, 30 dakika beklenir, daha sonra sıcak servis yapı­lır.

Ziliftar:
Malzeme: Pazı, soğan, sıvı yağ, yumurta, un, tuz, biber.
Yapılışı: Pazılar temizlenip, haşladıktan sonra süzülüp bir ten­cereye alınır. Bir miktar soğan yağda kavrulur. Pazılara soğan, biber, tuz, yumurta ve un karıştırılır. Eğer bu kanşım çok ka­tı olursa pazının haşlanmış suyundan karışıma katılabilir. Sonra bu karışım küçük yuvarlaklar haline getirilerek tavada kızartılır ve sıcak servis yapılır.

Kaynak : Akçaköy Tarihi,Necat UZUN